Üstüne sabahın ilk saatlerinin güzelliği çökmüş gözlerin,
Günün ilk ışıklarının göğü okşayışı kadar şefkatli dokunuşların,
Caz kadar pürüzsüz, elma beyazı tenin
Kirpiklerinin gece kadar derin, gece kadar yoğun gözlerinin üzerinde uzanışı
Annemin pazar sabahları pişirdiği tarçınlı kurabiyeleri andıran tadın
Sıcak kumların ayaklarımı yakışı gibi içimi yakan bakışların,
Ve içimdeki yangını söndürmek için koştuğum beni devasa dalgalar gibi içine çeken sarılışların
En sevdiğim şarkıyı söyler gibi konuşmaların
En güzel kitaptaki satırlarda kaybolur gibi sende kaybolan benliğim
Ve sonra
Başımı yaslayıp cama kaybolan gölgeni izleyişim
Kaybolan parçalarımı sıra sıra ağaçların, yolların ardında bırakışım
İçimin içimden çıkışı, duraktan durağa ömrümün tükenişi
Kahve molası için duruşum, ve çay tarlası gözlerine rastlayışım
Çilek kokulu gülüşüne çarpışım
Oyunun en güzel yerinde düşünce ellerimden tutup beni kaldırışın,
Sevincinden yere çakılan uçurtmanın kanayan dizleri...
Günün ilk ışıklarının göğü okşayışı kadar şefkatli dokunuşların,
Caz kadar pürüzsüz, elma beyazı tenin
Kirpiklerinin gece kadar derin, gece kadar yoğun gözlerinin üzerinde uzanışı
Annemin pazar sabahları pişirdiği tarçınlı kurabiyeleri andıran tadın
Sıcak kumların ayaklarımı yakışı gibi içimi yakan bakışların,
Ve içimdeki yangını söndürmek için koştuğum beni devasa dalgalar gibi içine çeken sarılışların
En sevdiğim şarkıyı söyler gibi konuşmaların
En güzel kitaptaki satırlarda kaybolur gibi sende kaybolan benliğim
Ve sonra
Başımı yaslayıp cama kaybolan gölgeni izleyişim
Kaybolan parçalarımı sıra sıra ağaçların, yolların ardında bırakışım
İçimin içimden çıkışı, duraktan durağa ömrümün tükenişi
Kahve molası için duruşum, ve çay tarlası gözlerine rastlayışım
Çilek kokulu gülüşüne çarpışım
Oyunun en güzel yerinde düşünce ellerimden tutup beni kaldırışın,
Sevincinden yere çakılan uçurtmanın kanayan dizleri...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder