Hakkımda

Fotoğrafım
susuyorum bugün, soru işaretlerini gömüyorum içime. mezar taşım gözkapaklarımdır. dilediğinizi karalayabilirsiniz üstüne. büyüyorum bugün, inancımı keseliyorum annemin çıplak bedeninde.akıtıyorum dualarımı bel çukurundan en derin bilinmezliğe. yutkunamıyorum ben bugün, şimdi sizi daha iyi anlıyorum bayım, yaşamak için tek bir dize.

11 Şubat 2015 Çarşamba

kimler üzmüştü onu?
cümlelerinin omuzları bu kadar düşük müydü eskiden de?
saçlarının kıvrımını unuttuğumda ellerim titrerdi. daralırdı gökyüzü. siz hiç bulutları intihar ederken gördünüz mü?
saçmalama!
artık orda olmadığını bende biliyorum. ama yine de o sokaktan geçerken arkama dönüp bakıyorum.
bütün suyu içsede tanrı kana kana, orası deniz midir hala?

6 Şubat 2015 Cuma

Yatağımın duvara yaslı olduğunu ve her sabah ters taraftan kalktığımı bilmelisin.
Yıllardır ayıcığıma sarılmadan uyuyamadığımı da.
Kestaneyi ve Turgut Uyar'ı ne kadar sevdiğimi de.
Sabahları umutla uyanıp geceye doğru hüzne boğulan insanlardan olmadığımı da. 
Her an hüzün dolu olduğumu.
Kahvaltı yapmaya bayılan ama hayatının o güzel kahvaltısını hiç yapmamış biri olduğumu da eklemelisin.
Ayrıca çayı şekersiz ve demli içtiğimi unutmamalısın.
Akşam üstüne doğru yağan ve ardında toprak kokusu bırakan o yağmura bayıldığımı da.
Belki de yolculuk sırasında başımı cama yaslayıp dışarısını izlemeyi ne kadar sevdiğimi de bilmelisin.
Kirpiklerine ve gözlerine doğru güneş vururken gözlerime bakmanı, nereye gideceğimizi bilmeden yürümeyi ne kadar özlediğimi de.
Derken uzayıp giden bir listenin de esiri olmamalısın mesela.
Her neyse işte, böyle şeyler yalnız, yalnızken oluyor.
Günaydın, sahi nerede kaldın?